MÜZİKYAZARLARZEYNEP MUTLUAY

KEŞİF – EVGENY GRİNKO:”STEPLERİN DÖRT NALA KOŞAN HÜZNÜ”

 

Evgeny Grinko henüz 36 yaşında  Rusya’da küçük bir kasabada doğmuş olan ünlü bir piyanisttir. Piyanist olmadan evvel bir rock grubu mensubu olan Evgeny, grubun dağılmasıyla Punk hayatını sonlandırıp piyanoya yönelmiş. Zira iyi ki yönelmiş.

Modern dünya fazlasıyla elektronik sesler arasında yolunu kaybetmiş gibi duruyor. Pop kültürü, rock, elektronik rock, senfonik rock, undergorund müzikler vs. hepsi gençlerin daha çok hoşuna giden birkaç tık daha gürültülü müzikler. Artık 20-25 yaş segmentinde keman, piyano, obua ya da klasik çalgılardan hoşlanan gençleri çokta göremiyoruz. Opera, bale ya da klasik müzik onlar için fevkalade sıkıcı anlamsız, karmaşık ya da en iyi ihtimalle sadece yaşlılara hitap ediyor gibi geliyor. Hal böyleyken Evgeny Grinko internet ortamında en çok bilinen parçası ‘Valse’ ile özellikle Türk dinleyicilerde hatırı sayılır bir genç kitle yarattı kendine.

Bir tarlanın ortasına koyduğu piyanosunu çalan genç adam… Gözleri kapalı dakikalarca parmaklarıyla bir şölen verdi dünyaya. Valse’i ilk dinlediğimde hissettiğim haz ya da hüzünle karışık haz çok nadir karşılaştığım bir duygu. Belki Rusya’nın eski hallerinden, genetik kodların, parmağından tuşlara akması, belki arkadan gelen akordiyon sesi, insanı hiç elde edemeden kaybettiği sevgilisine ağıt yakıyormuş hissi uyandıran o tuhaf baş döndürücü melodi… Bu parçayı bir kez dinledikten sonra bağımlısı oldum. Bazen kitap okurken, saatlerce bazen gecenin kör karanlığında sessizliği dinlerken, bazen gözüm açık hayaller kurarken …

Ve ardından diğerleri geldi. Once Upon a Time, Fields son olarak Jane Maryam… İranlı kız Maryam’in hikayesini birde sesle, kalbiyle, elleriyle dokuna dokuna anlatır Evgeny. İletişim sadece anlatmakla olmaz… Şarkıların dilinin evrensel olduğunun en güzel kanıtıdır belki de Evgeny.

İşte benim naçizane tespitim, ülkemde bu kadar sevilip her yıl 50’ye yakın konser verme sebebi bu genç adamın hüznü. Bu genç adamın elleriyle tuşlara değil içimize yaralı bir yerlere dokunması… “Bende senin gibiyim, bende” demesi…

Biz millet olarak duygularla yaşamayı severiz. Üzmek de mutlu etmek de çok kolaydır bizi. Evgeny bunu yapıyor. Konserine gitme fırsatım oldu. 10 dakika piyanosuyla hüzünlendirip sonra dans etmeye başlıyor. Lakin gecenin sonunda bir iç sızısı kalıyor benliğinizde. Müziği öylesine sızıyor ki kalbe ve ruha. Ve ne kadar dinlersen dinle bir tamamlanmamışlık hissi….

İnsanı arındıran, dingin, keyifli, insan varoluşuna en saf halinden demir atmış bir müzisyen Evgeny Grinko. Hala dinlemediyseniz hala vakit varken o limana sığının, onun güzel tınılarına….

ZEYNEP MUTLUAY

 

Etiketler

Zeynep Mutluay

Dünya şarkılara sığacak kadar küçük, anlam aranmayacak kadar kısa belki de…

Bir Yorum

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı