PSİKOLOJİYAZARLARZEYNEP MUTLUAY

“AKIL KULLANMA KILAVUZU”NU İCAT EDEN ADAM: “RiCHARD RESTAK”

SCHRÖDİNGER’İN KEDİSİ BEYNİME NASIL GİRDİ?
Şu an bu yazıyı yazarken aynı anda kahve içiyor aynı anda Emel Sayın’ın “Gülmek Sana Yakışıyor” şarkısını dinliyorum. Peki, beynim aynı anda 3 ya da daha fazla işe nasıl odaklanıyor? Yoksa ben mi odaklandığını zannediyorum? Aslında sadece birine odaklanıp diğerlerini arka plana itip yarım yamalak mı yapıyorum? Tüm bu soruların cevabı Amerikalı nöropsikiyatrist Richard Restak’ın kitaplarında ayrıntılı bir şekilde işleniyor.

Restak’ın “Akıl Kullanım Klavuzu” ve “Mozart’ın Beyni” kitapları Türkçeye çevrilmiş olanlardan. Genel olarak bir bilim adamı olmasına rağmen yazdıklarını okurken asla sıkılmayacağınız, doktorların “sıkıcı tip” terimleriyle kendini açıklamayı tercih etmeyen biri. Sıradan insanın gündelik hayatında en ilkel sorularla bile sorabileceği konuları ele almış kitaplarında. İnsan beyninin özel kılan nedir? Süper bir beyin icat edebilir miyiz? Beden olmadan bir akıl mümkün mü? Beyin hiçbir şey yapmıyorken ne yapar? İşte bu gibi kafa açıcı sorular… “Aaa, evet bende düşünmüştüm, hakikaten ya nasıl oluyor?” diye duraklayıp düşüneceğiniz, merakla cevabını görmek ve de uygulamak isteyeceğiniz sorular.
Tabiki bilim felsefesini de es geçmiyor yazılarında. Detaylarda kendisine yardımcı olan felsefe profesörü Simon Blackburn ile sinapslarımız, korteksimizi, amigdalamızı şöyle bir süzgeçten geçirip azıcıkta ruh kattıktan sonra başlıyorlar niçinlere? Esasında sorgulamaları ve vardıkları sonuçlar biraz fütüristik olarak da kabul edilebilir. Lakin bu bilim felsefesinin doğasında vardır zaten.

“Akıl Kullanım Kılavuzu”nda en çok sevdiğim bölümden bahsetmek isterim. Restak tarzı gereği yine bir soruyla başlıyor. “BEYİN DÜŞÜNMEDİĞİZDE NE YAPAR?” Birkaç saniye soluklanın ve bunu düşünün hakikaten beyin ne yapar düşünmezken? Rüya mı diyeceksiniz? İyi de o da beyinle gerçekleşen bir faaliyet değil mi? En azından beden beyin senkranizasyonu gerekmiyor mu? Peki ya uyuşmak, kendinden geçmek? Emin misiniz?

İşte bu düşünme süresini okuyucuya bağışladıktan sonra Restak, benim için vurucu olan cümleyi söylüyor. “Beyin düşünmediğinde ne yapıyor asla bilemeyeceğiz?” Çünkü bu soruyu bize sorduğu an zaten düşünmeye başladık değil mi? Yani biz varsak beyinde var. Asla ispatlayamayacağımız bir paradoks gibi. Schrödinger’in kara kedisi girdi gene bilimle felsefenin arasına. Bu net cevapsızlıklarına bayılıyorum bu adamın. Bir de yaptığı işe felsefe bulaştırmasına. Tadından yenmiyor.

Etiketler

Zeynep Mutluay

Dünya şarkılara sığacak kadar küçük, anlam aranmayacak kadar kısa belki de…

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı