DENEMESANCAR CANYAZARLAR

SIKILDIM

İnsanların bencilce yaklaşımlarından her şeyi yalnızca kendileri için istemelerinden sıkıldım. Bana olmadığım biri gibi davranmalarından; beni yapmadığım, düşünmediğim şeylerle suçlamalarından sıkıldım. Kendime veremediğim sevginin çok daha fazlasını kendilerine vermeme rağmen yetinmeyip daha fazlasını istemelerinden sıkıldım. Sevmeyi bilmeyenleri sevmeye çalışmaktan ve onlardan sevgi beklemekten sıkıldım. İnsanların kendileri için daha fazla fedakârlık yapmamı istemelerinden sıkıldım. İnsanların tavırları yüzünden ince hesaplar yapmaya zorlanmaktan; yaşanılanlardan sonra daha güçlü olmak için daha katı bir yüreğe sahip olmam gerektiği sonucunu çıkarmaktan sıkıldım. Kendimi üzmemek, yormamak için daha acımasız olmak daha bencil olmak gerekliliğini düşünmekten sıkıldım.

İnsanların zor olan hayatı tüm benlikleriyle iyice zorlaştırmalarından sıkıldım. Aslında tüm yaşanılanların ölümden daha beter olduğunu duyumsamaktan sıkıldım.

Her şeye rağmen iyi, anlayışlı kalmak için beni sabırlı olmaya davet eden iç sesimi dinlemeye çalışmaktan ve bazen bu sesi susturduğum için kendimden sıkıldım. Beni anlamak istemeyen kendi söylediklerini duymaktan başka bir şey yapmayan insanlara laf anlatmaya çalışmaktan sıkıldım. İnsanlara açıklama yapmaktan, hesap vermekten sıkıldım. İnsanların kendi hayatına bakmadan kendi yanlışlarını görmeden başkalarını ya da beni yargılamalarından sıkıldım. İnsanların birbirlerine olan güvensizliklerini, vefasızlığını görmekten sıkıldım.

İnsanların kendilerini eleştirmeyi öğrenememelerinden sıkıldım. İnsanların kendi hayatlarıyla değil de başkalarının hayatlarıyla ilgilenmelerinden sıkıldım. İnsanların gözümün içine baka baka yalan söylemelerinden ve zaman zaman da beni yalan söylemek zorunda bırakmalarından sıkıldım. İnsanların kendi yaptıkları hataları unutup sizin yaptığınız sözde hatalara yoğunlaşıp kendilerini haklı çıkarmalarından sıkıldım. İnsanların umursamazlığından, vurdumduymazlıklarından, her şeyi bir çırpıda silebilmelerinden sıkıldım.

Hayatımdaki insanların sürekli değişmesinden, yeni birilerini tanımaktan, yeni birilerine kendimi tanıtmaktan anlatmaktan sıkıldım.

İçimde sürekli gitmek arzusunu duyumsamaktan sıkıldım. Küçük sorunları sorun yapan ve bu sorunları size de yansıtan ve küçük sorunlar içerisinde kaybolan insanların dünyasında yaşamaktan sıkıldım. Hiçbir şeyin hesapsız ve çıkarsız olmadığı bu yaşamda nefes almaktan sıkıldım. Hayatın gelip geçici oluşundan, çoğu zaman kendimi avuttuğumu hissetmekten ve tüm çabalarımın sonuçsuz olduğunu görmekten sıkıldım.

Hayatı var etmeye çalışırken aslında ölüme doğru gittiğimi bilmekten sıkıldım. Bu yaşamdan ve yaşamaktan sıkıldım.

Etiketler

Sancar CAN

Hangi zamana hangi mekana ait olduğumu bilmiyorum. Zamansızlık ve mekansızlık ağırlaştırırken ruhumu bir o kadar da hafifletiyor beni. Kim olduğum, ne olduğum ve ne olacağım öylesine anlamsız ki bu ucu bucağı görünmeyen karmaşık, gürültülü dünya içinde. Bir ses, bir nefes, bir gürültü, sıradan bir günah abidesi... Bizden geriye kalan; her şey ya da hiçbir şey... Bir gün dokunulabilecek mi bu dizelere gözler, kulaklar... Yoksa hep bir yabancı olarak mı kalacağız?

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı