SANCAR CANSİNEMAYAZARLAR

“GENÇ VE GÜZEL” FİLMİ ÜZERİNE

“GENÇ VE GÜZEL” FİLMİ ÜZERİNE: PARÇALANMIŞ BENLİK İSABELLE

François Ozon’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, 2013 yapımı bir drama filmi olan orijinal adıyla Jeune et jolie, ne yaptığını bilmeyen ya da ne yaptığını sorgulama gereksinimi duymayan İsabelle’in çıkmazlarını, bunalımlarını ve en önemlisi yaralanmış benliğini beyazperdeye taşıyor. İsabelle, sunduğu yaşam şekliyle hiçbir şeyin varlığına inanmayan ya da hiçbir şeyi önemsemeyen 17 yaşında bir genç kız… Ki bu onun yaralanmış benliğinin en büyük delili olsa gerek.

Cinselliği fahişelik yaparak tabu olmaktan çıkaran İsabelle’in küçük yaşta anne ve babasının ayrılmış olması ondaki yaralanmış benliğin en büyük dayanağı olarak kabul edilebilir. “Genç ve Güzel” bu noktada parçalanmış ailelerin içler acısı durumunu da gözler önüne sermeye çalışmaktadır. İsabelle, soğukkanlı oluşu, tam olarak ne yaptığı üzerine düşünmeyen, ahlaki değerleri arka plana iten yaşam şekliyle dikkatleri çekmeyi başarıyor.

İsabelle; duyguları alınmış, hissiz bir şekilde yaşamı tüketen anne ve babasının ayrılışının travmasını yaşayan tam olarak neden fahişeliği seçtiği bilinmeyen sırlı bir kişilik. Ozon, İsabelle’in yaşamını açık seçik bir şekilde ortaya koyarken İsabelle üzerinden mesaj vermeye çalışmasa da İsabelle’in amacının cinsellik sayesinde mutlu etme ve mutlu olma hazzına ulaşmaya çalışmak olduğu söylenebilir. Ancak İsabelle, bu anlarda bile hissiz bir şekilde karşımıza çıkar.

Freud’un yaşamın merkezinde cinsellik olduğu düşüncesinden yola çıkarsak İsabelle, genç ve güzel bedeniyle adeta bunu ispatlamaya çalışır. Bir süre yaşamını cinsellik üzerine kurar ve kendine yol olarak fahişeliği seçer. Arzulanan biri olmak hoşuna gider. Aslında, İsabelle için fahişelik onun oynadığı bir oyundur. İnternet’te kendini pazarlamak, telefonla tanımadığı insanlarla mesajlaşmak, randevulaştığı otellere gidip tanımadığı erkeklerle yakınlık kurmak ona heyecan veren bir oyun gibi gelir.

François Ozon’un İsabelle üzerinden Freud’un elektra karmaşasına göndermelerde bulunduğu da ifade edilebilir. Filmde, İsabelle ile baba arasında nasıl bir ilişki olduğuna, İsabelle’in babası ile ilgili nasıl bir düşüncesi olduğuna temas edilmese de İsabelle’in babası tarafından terk edildiği görülmektedir. Elektra karmaşasında, kız çocuklarının babalarına karşı büyük bir sevgi beslediği ve annelerini kıskandığı ön plana çıkarılır. “Genç ve Güzel” filminde İsabelle ve anne arasındaki ilişkinin de sevgi temelli olduğu söylenemediği gibi anne ve kız arasında tam bir yakınlıktan bahsedilemez. İnsan, hayatında neyin eksikliğini duyuyorsa onun peşinde koşan değil midir?

İsabelle annede bulamadığı, babada yaşayamadığı sevgiyi yabancı erkeklerde – kimi zaman babası yaştaki erkeklerde – aramaya çalışır. Bir yandan da kendisini terk eden babasından babası yaştaki insanlarla ilişki kurarak intikam almaya çalıştığı yorumu da yapılabilir. Bu durumlar onun ne denli yaralanmış bir benliğe sahip olduğunun örnekleridir.

Ozon, İsabelle üzerinden parçalanmış benlik kavramına çarpıcı bir dille gönderme yaparken anne ve babaların çocuk yetiştirmede ne denli büyük sorumluluklarının olduğunun altını çizmeye çalışmışır. Ozon, bu filmle kendi sineması için iyi bir iş ortaya koymuş, farkını göstermiştir.

Etiketler

Sancar CAN

Hangi zamana hangi mekana ait olduğumu bilmiyorum. Zamansızlık ve mekansızlık ağırlaştırırken ruhumu bir o kadar da hafifletiyor beni. Kim olduğum, ne olduğum ve ne olacağım öylesine anlamsız ki bu ucu bucağı görünmeyen karmaşık, gürültülü dünya içinde. Bir ses, bir nefes, bir gürültü, sıradan bir günah abidesi... Bizden geriye kalan; her şey ya da hiçbir şey... Bir gün dokunulabilecek mi bu dizelere gözler, kulaklar... Yoksa hep bir yabancı olarak mı kalacağız?

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı