MUSTAFA DAYANIRMÜZİKYAZARLAR

KEŞİF – “DÜŞLERİN RESSAMI”: MURAT YILMAZYILDIRIM

Sanatın en temel varoluş nedeni hisleri ifade etmektir. Bu hangi sanat dalından söz ettiğimizden bağımsızdır. Şair şiirini yazmaz, hisseder. Ressam hissederek dokunur tuvaline. Müzisyen de benzer şekilde enstrümana ya da kendi sesine hissederek dokunur. Yani sanatçı, hislerini ifade etmek için bir aracı seçer.

Türkiye’de her ne kadar sanatını hakkını vererek ifade eden sanatçılar bulunsa da  müzikten bahsedince şöyle bir durup düşünmek gerekiyor. Ticari kaygıların getirdiği kısıtlamalar, sanatçının kendini var edebilmesinin temel koşulunun para olması, müzik kültürünün tam olarak oturmamış olmasından dolayı insanların daha çok “en çok dinlenen” lere ve eğlence müziğine rağbet göstermeleri, sanatçıların tutunamama kaygıları gibi bir çok olumsuz nedenden ötürü ülkemizde müzik, bir sektör haline gelmiş durumda. Kabul etmek gerekir ki bu, sanatın doğasına aykırı bir durum.

Fakat bu karamsar bakış açısına güneş gibi doğan sanatçılar da yok değil. Sadece müziğiyle uğraşan, müziği bir sanat olarak gören ve hislerini ifade etmek için yapan sanatçılar da var.
Bu ve devam edecek olan bir kaç yazımda ana akım ve popüler müzik kültürünün dışında kalmayı bilinçli bir şekilde tercih etmiş, eğlence müziğinin ötesinde eserler veren müzisyenlerin hayatları ve müzikleri üzerine kelimelerim var.

Bir çoğu onu bu isimle tanımasa da şu üç kelimeye aşinadır: “Düş Sokağı Sakinleri”. Türk müziğinde bir geçiş dönemi olan 90’lı yıllarda samimi ve güçlü müziğiyle kendine sağlam bir yer edinmiştir sanatçı.

Murat YILMAZYILDIRIM, 1990’ların başlarında arkadaşı Murat ÇELİK’le birlikte grubu kurdu. Birlikte yayınladıkları Düş Sokağı(1993), “Yaşadıkça”(1997) ve son olarak “Üç” (1999) albümlerinin ardından yolları ayrılmıştır. Bu albümlerden geriye bir çoğumuzun hayatının bir evresinde eşsiz bir yer edinen şarkılar kaldı: Hoşçakal, Al Beni Yar, Seni Tanımayan Yok bu Şehirde, Sevdan Bir Ateş, Gayret Et Güzelim, Hiç Bilmem, Ölümler, Ayrılık, Hüzün Kovan Kuşu, Veremem Sana Acımı…

Bu ayrılışın arkasında iki sanatçının dünya görüşlerinin ve müziğe bakış açılarının farklı olması yatıyor. Tabi ki bu kopuştan sonra Murat YILMAZYILDIRIM’ın kendisin yeni bir isim bulması gerekiyordu: “Düşlerin Ressamı”.

İkilinin ayrılması o dönemde hayranlar tarafından üzüntüyle karşılanmış olsa da şahsi fikrim sanatçının doğru yolu seçtiği yönündedir. Çünkü her ne kadar birlikte albüm çıkarmış olsalar ve sayısız konser vermiş olsalar da iki sanatçının yolları zaten ayrıydı. “Düş Sokağı Sakinleri” etiketi altında çıkardıkları üç albümdeki şarkılar incelenirse şu görülecektir: Aslında ortada bir gruptan ziyade çeşitli nedenlerden bir araya gelmiş, şarkılarını toplayıp aynı albüme koymuş ve ortak bir isim altında konserler vermiş iki sanatçı var. Murat YILMAZYILDIRIM’ın müziğini daha samimi ve yaratıcı bulduğumdan eski albümleri dinlerken benim odak noktam hep onun şarkıları olurdu. O nedenden buna bir ayrılıştan ziyade hayatın ona sunduğu bir seçim demek daha doğru olur.

Sanatçı 1999 yılında “Yelkenin Gözyaşları” adlı albümle solo kariyerine adım attı. Bu saatten sonra yoluna tek başına devam eden sanatçı bugüne kadar 12 tane albüm yayınladı.


Solo Albümleri:
• Yelkenin Gözyaşları (1998 – Ocak – Ada)
• Kırık Yelken (2000 – EMI- KENT)
• Cennet (2002 – Şubat – EMI-KENT)
• Büyü (2003 – Ekim – EMI-KENT)
• Kara Aşka Beyaz Göndermeler (2004 – EMI-KENT) 2 cd
• Gözyaşı Ağacı Seni Çağırıyor (2005 – EMI-KENT)
• 0°de Aşk Başkadır (2007 – Ada)
• Adsız (2008 – Seyhan)
• Üç Mevsim Bir Ölüm – Üç Ölüm Bir Mevsim (2009 – Sony) 12 cd
• İksir İçtim Değiştim (2011 – Anadolu) 3 cd
• Aşk-ı Âlem (2011 – Anadolu)
• Ayna ve Aynadakiler (2014 – Anadolu) 2 cd

Bu yıl en son yayınlanan “Ayna ve Aynadakiler” albümünü biraz fazla deneysel bulsam ve kendime uzak hissetsem de bundan önceki bütün solo albümlerini bir kaç yıl içerisinde epeyce dinledim ve benimsedim. Öyle çok sevdim ki bu uzun saçlı “değişik sesli” adamı, üniversitede defalarca konserlerine de gittim. Ve bir kaç kez sohbet etme şansım da oldu.

Sanatçının müzikte nerede durduğundan bahsetmek istiyorum. Düşlerin Ressamı’nı bir kategoriye sokmaya çalışmak beyhude bir çaba olur. Kendince bir duruşu var. Kendi dönemindeki pop şarkıcılarından farklı bir yerde olduğunu söylemek gerek. Ticari kaygılardan uzak, içten, derin şarkı sözleri ve kalbe yakın melodileriyle 90’ların başından itibaren dinlenesi müziğini yaratmış ve dinleyenlerine benimsetmiştir. Bu konuda sözü ona bırakalım, müzik konuşsun:

Düş Sokağı Sakinleri adı altında yayınladığı şarkıları genel olarak sanatçının tarzını yansıtır. Daha çok akustik gitarın ön planda olduğu, keman, piyano melodileriyle beslenen, samimi bir müziği var Murat YILMAZYILDIRIM’ın. Ayrıca kimi şarkılarına mızıka ve akardeonuyla renk katmış. Fakat onun parçalarını özgün kılan şey büyük çoğunluğunun farklı bir akustik altyapıya sahip olmasıdır. 1999’dan günümüze geçen 15 yıl boyunca yayınladığı albümlerde bu tarzı evrilmiş ve gelişmiştir.

Düşlerin Ressamı müzikle hislerini ifade etmekle yetinen birisi değil. 2002 yılında yayınladığı “Serbest Vezin Sembolik Şizofreni” adında bir de kitabı var. Sanatçı aynı zamanda resimle de iç içe. Bunun yanı sıra kendisinin ifade ettiğine göre bir de film projesi var. Fakat ekonomik nedenlerden kaynaklı gerçekleşmeyen bir proje… şimdilik.

Düşlerin Ressamı eğer Avrupa’da yaşayıp müziğini İngilizce yapsaydı belki bambaşka bir yere taşırdı dinleyicisi onu kim bilir. Ülkemizde gerçek sanat ve sanatçının değeri pek bilinmediğinden, daha doğrusu onları anlayabilecek müzik kültürüne sahip bir kitle olmadığından, herkes tarafından tanınan yeni yetme pop şarkıcıları daha fazla dinleniyor. Gerçi gerçek sanatçının sayıca çok dinleyiciden ziyade sanatını anlayan samimi bir kitleyi tercih edeceği kesindir.

Müziğin kirli bir sektör haline geldiği ülkemizde böyle sanatçıların varlığı insana umut veriyor. Hiç televizyonu açmadan uzunca bir zaman boyunca ruhumun müziğe olan açlığını Murat YILMAZYILDIRIM’ın samimi melodileriyle doyurabilirim. Ruhunuza biraz huzur getirmesi dileğiyle…

Etiketler

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı