EDEBİYATHÜSEYİN İLHANŞİİRYAZARLAR

KARAYA ÇALINMIŞ BİR ŞİİR

Yeniliyorum.
Alnımda kararan bir gün ışığı,
şiir okuyun,
zurna çalın,
şiir okuyun,
yeniliyorum.
Benim canım çocukluğum,
Cuma’yı bekleyen erte günüm,
tütün tohumum, tüysüz gerdanım,
bak bana!
Bu yana getir geçenleri
zamanı, ölenleri
bu yana!
Hızlı gövdem üstünde mi?
Babamı bu yana.
Hızlı gövdem üstünde mi!
Babamı

                    bu

                                   yana…

Biliyorum,
gün batacak,

gün doğacak,
gün batacak,
buluşamayacağız.

Buluşamayacak mıyız?
Gelmemiş mi olacaksınız?
Ben gelem desem,
ayağımda kan,
ayağım yara.
Gene mi kan?
Gene mi yara?
Bir şiir daha,
gene yara, gene kan, gene kara…
Alnımda batmakta olan gün,
çocukluğum,
sen mi geldin?
Zurna sussun!
Sen mi geldin?
Zurna suuss!
Ya senin ayağın neden kan?
Neden yara?
Hani bizim kasketli?
Nerde o günler güneşli?
Sarı, çocukluğum,
sen misin?
Boynumu yokla,
bileğime bak çabuk!
Yaşıyor muyum?
Sarı,
çabuk!
Gün kararıyor,
yeniliyoruz…

Hüseyin İlhan

Sağ üst kolum kaşıntılı, kara organım hışırtılı. Öğrencilerim bana kumar ; nerede öykü ulan nerede şiir orada yaktım dökülen saçlarımı. Kızılım, fazzlaaa kızııııllll. Kaç bin yıldır yaşıyorum şu sahnede bilmiyorum. Ben Hüseyin İlhan, kendi öykümü yazarken kalemi ters tutuyorum.

İlgili Makaleler

4 Yorum

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı