SANCAR CANSORU - CEVAPYAZARLAR

DEĞERLİ SANAT İNSANI METE ÖZGENCİL SORU – CEVAP KÖŞEMİZDE…

Her ne kadar söz yazarlığı ve klip yönetmenliği yönüyle ön plana çıksa da 90’lı yıllardan beridir müzik, sinema, resim gibi sanatın birçok alanında yaptığı çalışmalarla bizlere ışık olan önemli bir isimdir Mete Özgencil.

“Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri”, “Gece Melek ve Bizim Çocuklar” adlı iki büyük filmin sanat yönetmenliğini yapmış, ödüllü “Mum Kokulu Kadınlar” filminin senaryosunu yazmış, Sezen Aksu, Nazan Öncel, Candan Erçetin, Nilüfer, Nükhet Duru, Tarkan, Zuhal Olcay, Hande Yener, Mabel Matiz gibi isimlerin ve nicesinin seslendirdiği şarkıların kliplerini çekmiştir.

“”Umrumda Değil”, “Daha”, “Her Aşk Bitermiş”, zaferlere ödül yalnızlıktır diyen “Vakit Varken”; “Hangi Aşk Adil ki”; her kelimesiyle oldukça etkileyici olan “Yalan” (Nakaratlar Yıldız Usmanova’ya aittir); “Söz Vermiştin”, “Arada Bir” gibi Candan Erçetin şarkılarının sözlerini yazan Özgencil, Tarkan’ın seslendirdiği “Verme”, Umay Umay’ın seslendirdiği “Düşmedim Daha”, “Söz Verilmez ki” gibi şarkıların da sözlerine imzasını atmıştır. 2001 yılında “Olmalı” ismiyle kendi albümünü çıkaran Mete Özgencil, 2012 yılında yayımlanan “Zor Anahtarı” isimli kitabı kaleme almış ve çeşitli resim sergilerine de ev sahipliği yapmıştır.

Bu değerli sanat insanını soru – cevap köşemizde ağırlamaktan büyük bir onur ve heyecan duyuyorken bu sanatsal yolculuğun herkes için büyük bir keyif ve ufuk açıcı olacağına inanıyoruz. Değerli Mete Özgencil’e çok çok teşekkür ederken onu nice güzel işlerde görmeye devam etme temennisiyle,

Hadi başlayalım yolculuğumuza…

  • Müzik, resim, sinema gibi sanatın birçok alanında başarılı işlere imzanızı attınız. İllaki bu alanlarla ilgilenmekten mutlu olmasaydınız bu denli başarılı işler ortaya çıkmazdı. Siz bu alanlardan hangisinde daha çok kendinizi buldunuz ve kendinizi var ettiniz? Ve insanlar, sizce bu alanlardan hangisinde daha az sizi anladı?

Mutlu olmadan yapılan bir işin başarılı olacağına olan inancım sıfır. Benim için bu böyle. Mutlu olmanın yanı sıra iş çevresindeki insanları da mutlu hissettirmeli hatta. İşini gerilim içinde yapanlara söyleyeceğim tek şey: O işin yakasını bırakın, size göre değil. Sinemada sanat yönetmeni olarak iki işte çalıştım. Biri ”Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” ki ilk işimdi. Ankara Film Festivalinde en iyi sanat yönetmeni ödülü verildi, diğeri ”Gece Melek ve Bizim Çocuklar”… Senaryosunun büyük bölümünü yazdığım film ise ”Mum Kokulu Kadınlar” dı. Müzikteki durumu biliyorsunuz. Resim ise ayrı bir konu. Evrimini en erken tamamlamış sanat türü bence. Anlaşılmak arzusu sakil olur resimde. Karikatüre dönüşebilir, fotoğrafa yaklaşabilir. Anlaşılmaktan çok öğrenilmeye ihtiyacı vardır resmin.

  • İnsanın hayatında farklı çıkış yollarına başvurmasında iki temel tespitim var. İlki her insan bir alanda başarısını sonsuza kadar sürdüremiyor. Üretkenlik bir noktaya ulaşınca insan tükeniyor ve farklı alanlara kaymak zorunda kalıyor ikincisi ise uğraştığı o alandan zamanla sıkılması. Sizin sanatın farklı alanlarına yönelmenizi bu iki tespitten hangisi ile daha çok bağdaştırabiliriz? Ya da farklı alanlara yönelmenizi siz neye bağlarsınız?

Başarının bendeki karşılığı mutlu olmaktır. Mutluluğun tanımı zaman içinde değişebilir. Her insan başarısını sürdüremeyebilir Ama sanatçıysa öyle bir sorunu olmaz. Sanatçının derdi tükenememektir belki de. Sanat zaten dokuz adım önde yürür. Sanatçının derdi sabrederken delirmemek. Oyun alanlarında dahi ciddi olma tehlikesi vardır zira.

  • İnsan, tam bir bilince erişince hayatın anlamsızlığın, saçmanın ve boşunalığın köşe bucak sardığı bir yer olduğunu görüyor. Bu hep böyle mi oluyor, bu duygulardan kurtulmak mümkün müdür yoksa bu duygular daha da derinleşiyor mu?

Bir insan hangi konuda tam bir bilince erişir bilmiyorum. Tam olmamanın bilincidir öğrenme arzusu. Hayat aslında fazla anlamlı. Anlam-altı olacak kadar. Saçma ise en şaşırtıcı olan bölüm. Mantığınla gidemediğin, öngöremediğin yerler. Gerçeğin oyun alanı. Boşunalık da yok dünyada. Ne yaparsan bir şeye sebep oluyorsun. Sonuç hoşuna gitmeyebilir sadece. Karamsarlıktan kurtulmak tabii ki mümkündür. Sadece küçük adımlarla olur. Bir anda olmasını beklemek ve bunun bekleyerek olacağına inanmak daha yerin var demektir. Corona aşçılarını hatırla. İnsan bir şeyden çok sıkılmadıkça çözüm aramıyor diyebilirim sadece.

  • Yaptığınız işlerde hangi alanda kendinizi daha başarılı ve en çok hangi alanda daha başarısız gördünüz? Neden?

Sancar sen başarıya takmış olabilir misin 🙂 Yapılmakta ısrar edilen şey iş haline gelmişse başarı şarttır yoksa kovulursun. Önce başarılı olursun sonra o senin işin ancak olabilir.

  • Biyografinizi incelediğimizde sinema ile ilgili çalışmalarınız 1990 – 1995 yıları arasında somut bir şekilde karşımızda. Bu yıllardan sonra sinema ile ilgili bir çalışma yapmadınız mı? Yapmadıysanız bunun bir sebebi var mıydı?

Film çekmeyi, sinema yönetmeni olmayı hiç hayal etmedim. Seyretmek büyük haz veriyor bana. Bir tanesine yoğun arzu 🙂 üzerine başladım ama su testisinin su yolunda kırılacağını testi dahil hepimiz biliyorduk.

  • Yaşadığınız hayatı göz önüne aldığınızda bize insanı anlatır mısınız?

Fazla sevilirse şımarık, fazla korkutulursa saldırgan… ”Ayar” kurbanı bir canlı insan.

  • Oldukça çok yönlü birisiniz. Bu açıdan sizi takdir ediyoruz. Peki, içinizde kalan ya da eksik kaldığını düşündüğünüz bir şey var mı?

Mutlaka vardır. Bir gün anlarız.

  • Hayatı dibine kadar yaşadım diyebilir misiniz? Ve bir daha dünyaya gelmiş olsaydınız aynı hayatı hiç tereddüt etmeden yaşar mıydınız? Sizce hayat nasıl yaşanmalı?

Diyemem iyi ki… Nefesim uzundur ama sabrım çok kısa. Bir daha dünyaya gelsem 🙂 seçenekleri elbette görmek isterdim. Öyle bir imkan var idiyse bunda da istemişimdir. Öyle gibi duruyor. Sevmediğim insanlara benzeseydim çok üzülürdüm. Sevmediğin birine dönüşmeden yaşanmalı hayat.

  • Başarılı birçok isimle çalıştınız bu insanlar size neler katmış olabilir ve sizin onlara kattığınız en önemli noktalar nelerdi? Çalıştığınız insanlar arasında sizin için en çok kim ya da kimler daha özel olmuştur. Onları özel kılan neydi?

Bu sorunun cevabını kısa duymak istemezsiniz emin olun.

  • Yazdığınız şarkıların sözlerine baktığınızda en çok hangi duygulardan beslenmişsinizdir? Yaptığınız işlerde en çok kendinizi nelerle beslerseniz?

Sadece yazdığım şarkıları değil, her yaptığımı; tanıklıklarım – öğrendiklerim – öğrenemediklerim – sevdiklerim – sevmediklerim – bıktıklarım – umutlarım – dileklerim besler. Duygularımı pek işe karıştırmak istemem. Ne de olsa söz söylüyorsunuz… tutulduğunda herkes söylüyor. Yirmi sene sonra çıkıp özür dilemek zorunda kalmak istemem. Duygular, tartılmak zorundadır yoksa onlar bizi tartar.

  • Her şarkının sanırım bir hikâyesi vardır ya da tanımlayamadığımız anlık duygu boşalımları da olabilir. Buna bağlı olarak en çok hangi şarkının ya da şarkıların ağırlığını hissediyorsunuz? Yani ortağı olduğunuz hangi şarkı sizin açınızdan daha unutulmaz?

Her hikayenin bir şarkısı vardır diyelim. Sözü ve melodisi aynı anda çıkar şarkının. Yoksa beste yapılır biri de söz yazar.

  • Yazdığınız şarkı sözlerini dikkatli bir şekilde incelediğimizde Mete Özgencil’in gerçekte kim olduğu hakkında bir çıkarım yapabilir miyiz? Şarkı sözleriniz sizi ne kadar yansıtıyor?

Bildiğiniz – tanık olduğunuz bir şeylere benziyorsa evet bir çıkarım yapabilirsiniz. Benzemiyorsa olmaz yada yanlış olur. Şarkılarım, şarkıcısından, prodüksiyonundan, piyasanın durumundan artan yer kadar yansıtır beni.

  • Türk pop müziğinin sizce en başarılı söz yazarı kim ya da kimlerdir, bu kişileri hangi açılardan daha başarılı gördünüz?

Kalben ve Gaye Su Akyol harikalar… Fikret Kızılok ve Fikret Şenes harikaydılar.

  • İnsanın varoluşu adına hayatta en çok yaptığı şey sorgulamadır. Siz yaşadığınız hayatı düşündüğünüzde çok özele kaçmadan en çok hangi konularda kendinizi sorgulamışsınızdır?

Öyle mi görünüyor sahiden. Sorgulamak yerine kendilerini affedecek bahaneleri avlamakla meşgul gibiler. Söz’ demek büyük bir şey demek. Elbette sözlerim konusunda sorgularım kendimi en çok. Hayatı temize çektiğim şeyler onlar. Söylendikten sonra sadece beni değil her duyanı – dinleyeni bağlar ya da salıverir.

  • Hayat kati surette bizim planlarımız ve düşüncelerimize göre şekil bulmuyor. Buna rağmen gelecekte kendinizle ilgili öngörüleriniz neler? Mete Özgencil ile ilgili gelecekte neler duyacağız? Nasıl bir Mete Özgencil bizi bekliyor?

Öğrendiğimde duyarız 🙂

Etiketler

Sancar CAN

Hangi zamana hangi mekana ait olduğumu bilmiyorum. Zamansızlık ve mekansızlık ağırlaştırırken ruhumu bir o kadar da hafifletiyor beni. Kim olduğum, ne olduğum ve ne olacağım öylesine anlamsız ki bu ucu bucağı görünmeyen karmaşık, gürültülü dünya içinde. Bir ses, bir nefes, bir gürültü, sıradan bir günah abidesi... Bizden geriye kalan; her şey ya da hiçbir şey... Bir gün dokunulabilecek mi bu dizelere gözler, kulaklar... Yoksa hep bir yabancı olarak mı kalacağız?

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı