PSİKOLOJİYAZARLARZEYNEP YILMAZ

İLİŞKİLER İÇİN TEMEL KOŞUL: İLİŞKİ OLGUNLUĞU

KİTAP TAVSİYESİ
Birisine körkütük aşık olmadan önce o kişinin ilişki olgunluğuna sahip olup olmadığına bakabilsek, bence bütün mesele bu!

Birisini beğenip ona yakınlaşmaya çalışmamıza sebep genelde dış görünüşü veya bizde uyandırdığı ilk intiba oluyor. Birisi görece radarımıza girdiği zaman ilk baktığımız şey bir ilişki yaşayabilmeye ehil olup olamayacağı olsa nasıl olurdu?

Belki bu sayede birçok dramanın önüne geçmiş olurduk. Kim bilir sevdiğimiz, değer verdiğimiz kaç kişiyi; ilişkimizi yeterince olgun olmadığımız için kaybettik.

Çok önceden tanımalıydık birbirimizi!

Değil de, ” İlişki olgunluğuna erişince seni tanımayı isterdim!” Nasıl geliyor kulağa? Hala şans var gibi en azından, değil mi?


Hayatta gerçekten yakın olduğumuz kaç kişi var? Yakın olduğumuz kişilerden ne bekleriz? Onlara ne vermek isteriz?

Ben partnerimden ben olabilmeme alan açmasını isterim. Beni desteklemesini, bana değer vermesini, beni duyabilmesini isterim. Aynı şekilde ben de bu konforu onun için sağlamak isterim. İlişkimizde anlaşılabildiğini, var olabildiğini, güvende olabileceğini hissetmesine çalışırım. Onunla konuşamazsam kiminle konuşabilirim ki?

Hayatta bu denli yalnızken, hayatımızın bir parçasını veya tümünü geçirmek istediğimiz partnerlerimiz en yakın olmayı arzu ettiğimiz kişilerse en yakınlarımızdan sevgi, güven ve huzur istemekte çok haklıyız bence. Aksi olan bir ilişkiyi sürdürmeli miyiz?


Bu yazıda bunu tartışmak istiyorum. Hangi noktada bir ilişkiyi sürdürmeli veya bitirmeliyiz? Bir ilişkinin olmazsa olmazları diyebileceğimiz şeyler var mıdır, varsa neler olabilir? İyi bir ilişki hangi temel üstüne kurulabilir?

Öncelikle flört şiddetini anlayabilmeli, tanıyabilmeli, tespit ve teşhis edebilmeliyiz diye düşünüyorum.

Eğer etrafımızdaki ilişkilerin çoğu biraz şiddetliyse belki neyin olması gerektiği ile ilgili kafamız karışabiliyordur. Ama yine de duygularımız, korkumuz, endişemiz, huzursuzluğumuz bize fısıldar neyin bize uygun olup olmadığını. Bu sese kulak vermeye hazır mıyız? Bekliyorsak neyi bekliyoruz? Karar veremiyorsak neden acaba?

Herkes tartışır, kavga eder. Bu normaldir.

Bu ve benzeri sözleri çok defa duymuşuzdur. Hatta kendi kendimize bile söylemişizdir. Bu normal. Acaba gerçekten normal mi; yoksa bu bizim, içinde büyüdüğümüz ailenin veya yetiştiğimiz çevrenin normali mi? Acaba biz normal olmayan bir şeyi normalleştiriyor olabilir miyiz?

Dudağındaki ruju silen, üstüne giydiğin bluzun kalçanı örtüp örtmediğini kontrol eden, aradığında nerede kiminle olduğunu sorgulayan, kimlerle ne kadar görüşebileceğine karışan, nereye bakıp nereye bakamayacağını söyleyen, “Sana güzel diyorlar, güzel olma” diye sevdiğini kendisine mülk edinen ve daha birçoğunu sevdiği için yapan, söyleyen, kırıp, döken partneri normalleştiriyor olabilir miyiz?


Neyin normal olmadığını veya normalse de iyi, güzel, şiddetsiz olmadığını anlamamıza aşağıdaki sorular yardımcı olabilir diye umuyorum.

Bir ilişki yaşamaya yeter olgunluk seviyesi için aşağıdaki soruları kendinize sorar mısınız? Partneriniz bu olgunluğa sahip mi? Flört şiddetini ilişkide yaşıyor musunuz?

İlişkinizde Flört Şiddeti Yaşayıp Yaşamadığınızı Anlamaya Yardımcı Sorular

  • Duygusal Şiddet
    • Partneriniz sizinle dalga geçer mi? (Görünüşünüzle, ilgi alanlarınızla, hayallerinizle, işinizle)
    • Partnerinizin size taktığı hoşlanmadığınız bir takma isim, sesleniş var mı?
    • Partneriniz sizi sürekli suçlu, kabahatli hissettirir mi? (Buna gaslighting deniyor)
    • Partneriniz sizi kontrol etmeye çalışır mı? (Hareketlerinizi, kılık kıyafetinizi, hayatı yaşama şeklinizi, kararlarınızı, kiminle görüştüğünüzü, ne zaman nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, sosyal medya hesaplarınızı)
    • Partneriniz istediğiniz şeylerden sizi mahrum ederek sizi baskılamaya, kontrol etmeye çalışır mı? (Örneğin sevişmeyerek, ilgisini vermeyerek, parayı yönetense para vermeyerek:ekonomik şiddet)
    • Partneriniz ilişkilerinize müdahale eder mi? (Kiminle görüşüp görüşmeyeceğinize, ne zaman ne kadar, ne sıklıkla görüşebileceğinize)
    • Partneriniz sizi korkutur mu? (Dengesiz hareketleriyle, saldırgan tavırlarıyla, öfkesiyle, kendisine veya birine zarar vermekle)
    • Sizi tehdit eder mi? (Hakkınızda dedikodu yaymakla, fotoğraf veya görüntülerinizi başkaları ile paylaşmakla, sizi ailenize şikayet etmekle, sırlarınızı ifşa etmekle, mallarınıza zarar vermekle, maddi olarak sizi zor durumda bırakmakla, çocuklarınızla görüştürmemekle, itibarınızı zedelemekle, can güvenliğinizle, sevdiklerinize zarar vermekle)
    • Partneriniz sizi istemediğiniz bir şeyi yapmaya, söylemeye zorladı mı?
  • Fiziksel Şiddet
    • Partneriniz size veya başkasına öfkenlendiği zaman öfkesini kontrol edebiliyor mu?
    • Partneriniz hiç fiziksel şiddette bulundu mu? (Kol sıkmak, tokat atmak, tekme atmak, yumruk atmak, kafa atmak, çimdiklemek, üstünüze yürümek, vuracak gibi yapmak, itmek, sertçe bir yere yaslamak)
  • Cinsel Şiddet
    • Partneriniz doğum kontrol yöntemlerinize müdahale ediyor mu? Kullanıp kullanmamakla ilgili sizi zorluyor mu?
    • Partneriniz size hiç cinsel saldırıda bulundu mu? (İstemediğinizi belirttiğiniz ve açık bir onay vermediğiniz halde, İstemediğiniz bir zamanda, istemediğiniz bir şekilde)

Bu soruları bir de siz kendinize sorun. Partneriniz size değil de, siz partnerinize hiç bu şekilde davrandınız mı, davranıyor musunuz? Siz bir ilişki olgunluğuna sahip misiniz?

İlişki olgunluğuna erişmeden bir ilişki yaşamak ehliyetsiz araç kullanmaya benziyor. Kaza geliyorum diyor. Perşembenin gelceği çarşambadan belli oluyor.

Eğer ki partneriniz ilişki olgunluğuna sahip değilse sizce ne yapmalısınız? Eğer bu olgunluğu taşımayan kendinizseniz, ne yapmayı düşünürsünüz?

Bir ilişkinin sağlıklı, güvenli bir şekilde sürdürülebilmesi için bence ilk koşul ilişki olgunluğuna sahip olmak. Bir sonraki ise o ilişkiye girmekteki asıl niyetimiz. Gerçekten sevgi dolu, gerçek bir ilişki mi yaşamak istiyoruz yoksa bizim farklı ajandalarımız mı var? Çocuk sahibi olmak, sınıf atlamak, konforlu yaşamak, bir işi almak, yanımızda hoş birini taşımak, seks yapmak…


Daha çok kazanmak için durmadan didiniyoruz, peki ya daha iyi ilişkiler için ne yapıyoruz?

İnsanlar daha iyi işlerde çalışmak, daha çok kazanmak için ellerinden geleni ardlarına koymamaya çalışıyorlar: Dil öğreniyorlar, okula gidiyorlar, diploma alıyorlar, staj yapıyorlar, işi öğrenmek için sabır gösteriyorlar, o arada gerekli sertifikaları edinmeye çalışıyorlar, çevre edinmeye çalışıyorlar ve daha neler neler…

Peki ya illişkilerimiz için ne yapıyoruz? Çoğumuz iletişim ve ilişkiler üstüne bir kitap dahi okumamış oluyoruz. İlişkilere dair edindiğimiz bilgiler anne babamızdan ve onların da kendi anne babalarından gelen eğrisiyle doğrusuyla ki genel olarak ataerkil, otoriter, hiyerarşik, kontrolcü ilişki kalıpları oluyor. Bir de filmlerde gördüğümüz birbirini bolca yanlış anlayan, birbirine küsen, aralarındaki problemleri konuşamayan, konuşamadığı için anlaşamayan sonrasında acı bir şekilde ayrılan, nihayetinde gerçekleri öğrenince kahırlarından bir kez daha yıkılan çiftler oluyor. Arada atılan tokatlar, edilen hakaretlere değinmiyorum bile.

Daha İyi İlişkiler İçin

Aynı soruyu tekrar sormak istiyorum: İlişkilerimiz için ne yapıyoruz? Biten bir ilişkinin ardından muhasebesini yapıyor muyuz? Veya ilişkinin içerisinde ilişkinin nasıl daha iyi olabileceğine dair kafa yoruyor muyuz?

Şu soruları buraya bırakıyorum:

Yukarıdaki sorular üzerinden değerlendirince ilişki olgunluğuna sahip misiniz?

İlişkilerinizde genellikle hangi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

İlişkide kendiniz olabiliyor musunuz? İlişkide var mısınız?

İlişkinizle ilgili düşüncelerinizi, sorunlarınızı, hislerinizi partnerinizle konuşabiliyor musunuz? Kendinizi dilediğiniz ölçüde ifade edebiliyor musunuz?

Düşündüklerinizi ifade edemiyor olabilirsiniz. Sizce bunların sebebi ne olabilir? Bu durumun üstesinden nasıl gelebilirsiniz?

İlişkiyi sonlandırmayı düşündüğünüz zaman bu konuda gerekli kararı verebiliyor musunuz?Aldığınız kararı uygulayabiliyor musunuz?

Dönüp baktığınız zaman “Bu ilişkinin içinde nasıl kalabilmişim! Şimdiki aklım olsaydı…” dediğiniz zamanlar olabiliyordur. Bunu düşününce hangi cevabı buluyorsunuz? O ilişkide kalmanıza sebep neydi?

Şimdi benzer bir ilişki yaşama ihtimaliniz var mı? Kendinizi daha iyi tanıyor musunuz? Bir ilişkide ne istediğinizi ve ne istemediğinizi daha iyi biliyor musunuz?

Yaşadığınız ilişkide hoşunuza gitmeyen tutum ve davranışlar olduğu zaman şimdi nasıl tepki vereceğinizi, nasıl bir yol izleyeceğinizi biliyor musunuz?

İlişkinizde yaşadığınız zorlayıcı durumlar ile ilgili bir destek mekanizmanız var mı? Nereden, kimden destek alacağınızı biliyor musunuz?


Bir ilişki yaşamaya başlamadan önce umuyorum ki tüm bu sorular ve cevaplarınız, düşünceleriniz ve kendinize kattığınız belki daha da iyi cevaplar müstakbel ilişkilerinizin coşkunluğunu, huzurunu artırsın.

Bu aşamanın üstüne anlaşabileceğimiz, kendimize uygun, ortak değerlere sahip veya bir partnerde neleri arıyorsak onu bulabildiğimiz bir ilişki yaşayabiliriz umarım.


ANAHTAR KELİMELER:

Şiddetsiz iletişim, flört şiddeti, duygusal şiddet, gaslighting, cinsel şiddet, ekonomik şiddet, fiziksel şiddet, normalleştirme

KİTAP TAVSİYESİ

Zeynep YILMAZ

Sosyal Girişimci, Kalkınma Uzmanı Gıda Mühendisliği, Tarım Ekonomisi ve Sosyoloji alanında eğitim aldım/alıyorum. Kendimi en çok sosyal girişimci olarak tanımlamayı seviyorum. Sorular sormayı seçiyorum ama cevapları vermeyi değil. Rahatsız eden, sorgulayan, düşündürten, fark ettiren sorular… Cevaplar sizde. Daha çok tanımak isterseniz www.zeynepyilmaz.org'a bakabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu