DENEMEEDEBİYAT

HER ÖLÜMLÜ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTER.

Abraham Maslow, arabasıyla seyahat ederken uçsuz bucaksız ayçiçeği tarlalarını görür ve hayran kalır. Arabasını durdurur ve bir süre bu güzel manzarayı izler. Ayçiçekleri iki metre uzamış, gövdeleri kalınlaşmış, kocaman yaprakları olmuş ve hala çiçek açmamış oldukları dikkatini çekmiş. Daha yakından incelemek için arabasından inecekken yerde yolun kenarında, on santimetre boyunda, cılız, küçücük yapraklarıyla çiçek açmış ayçiçeğini görür. Tarlada olan ayçiçekleri toprağın verimli, suyun yeterli, güneşin ve gübrenin farkında ve kendisini gerçekleştirmek için en büyük ayçiçeğini taşıyacak gövdenin oluşmasını bekliyor. Ama yolun kenarındaki ayçiçeği ise suyun az, toprağın sert ve verimsiz olduğunu, ömrünün kısa olacağını biliyor ve bir an önce kendisini gerçekleştirmek istiyor. Bir bitki bunu yapabiliyorsa insan neden yapmasın?


Kime ait olduğunu hatırlamadığım bir söz var: “Hiçbir büyük kitap, şiir, beste, güneşli bir pazar sabahı, villasının terasında, kahve yudumlarken yazılmadı.” Toplumları etkileyen yazarların, şairlerin, ressamların, müzisyenlerin yaşam öyküleri travma denilebilecek düzeyde acılarla doludur. (Yaşam öyküleri için Kafkaokur ve Masa dergilerine teşekkür ederim. Her sayılarında edebiyatta sanatta bilimde önemli işler yapmış kişileri kapaklarında konu alarak ve yaşam öykülerini yazarak güzel bir arşiv yapmamı sağladılar.) Kimler yok ki. Nazım’dan Yıldız Tilbe’ye, Kafka’dan Orhan Veli’ye, Füruğ Ferrüzad’dan Mileva Mariç’e, Tezer Özlü’ye ve daha birçokları.

Evet belki de her biri Maslow’un hikayesindeki yolun kenarına atılmış ayçiçeği çekirdekleriydi… Büyüdüler ve kendilerinden sonra gelenlere ilham oldular.

Heves Korkmaz

Daha çocukluk yıllarında, Adana’da Sakıp Sabancı Kültür Merkezinde ansiklopedi okurken keşfettim içimdeki merak duygusunu. Sonrasında da hiç eksilmedi. Her zaman bir öğrenme isteği oldu içimde. Son zamanlarda Keman ve tenis dersleri alıyorum. Yarı Kürt, yarı Laz ve Yörük kültürü ile büyüdüm. Bu yüzdendir, hamsi, et ve sıkma vazgeçilmezlerim arasında. İçinde Roma, Paris, Budapeşte, Münih ve Zürih’in de olduğu yirmiye yakın Avrupa şehrini gezme fırsatı bulmuş şanslı azınlık içindeyim. Derler ya sizi en iyi anlatan çöpünüzdür. Ben de güzel insanlar ve anılar biriktiriyorum…

İlgili Makaleler

13 Yorum

  1. Mükemmel bir yazı az öz ve anlatilmak istenen net ve sürükleyici…Devamını
    mutlaka bekliyoruz.saygilarimla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu