DENEMEEDEBİYATYAZARLARZEYNEP MUTLUAY

BENİM YOLUM UZUN, ÖLMEK İÇİN…

Jack Kerouac* gibi diye sayıklayarak uyandın o sabah. Muhtemeldir 70 yıl öncesine ait hiç yaşanmamış hatıralardan örülü bir rüya gördün düşleminde. Hani olur ya uyandığında bir kaç saniyeliğine anlağın algılayamaz nerede olduğunu. Düşlemler diyarından acımasız gerçekliğe ilk atılış, çırılçıplak bir uyanış… Bebeksi ve şaşkın… “Aslında her sabaha uyanmak birkaç saniyelik yeniden doğumdur” demişti yıllar sonra çok ünlü olacak bir yazar… Kalktın karışık ve 10 yıl öncesine göre nispeten seyrelmiş saçlarını karıştırdın ki… Sokaktan “Overlookçu geldi!” sesi kulak zarına tecavüz etti.

Haşin ve zevksiz dünya önce kulağa sonra göze tecavüz etmesiyle meşhurdur… Yeterince rahatsız olduktan ve gerçeklik sapağına iyice saptıktan sonra Jack geldi aklına… O da bir yerlerde paralel evrenlerde belki tam şu an senin gibi kendine kahve yapıyordur. Akşamdan kalmalığını hafifletiyordur. İkinizde Scotch viski seversiniz ya… Tek fark şu ki o kahvesini içer derilerini üzerine çeker, motoruna atlar Detroit’e doğru yol alır… Sen 3. sınıf takım elbiseni giyer metroyla işe gidersin. Aklına gelince yine her şeyi bırakıp gitme isteği geldi ama gidebilir misin, çok düşünme bak kahve de kaynadı. Hadi birde yumurta yap. Jack çoktan yola çıktı. Onun yolu yaşamak için uzun. Senin de yolun uzun ölmek için… Kahve?

*: Kanadalı-Amerikalı roman yazarı ve şairdir. Yakın arkadaşları Allen Ginsberg ve William S. Burroughs ile birlikte Beat Kuşağı akımının kurucusu ve Yolda (On The Road) adlı romanı bu akımın simgesi olarak kabul edilmektedir.

Zeynep Mutluay

Dünya şarkılara sığacak kadar küçük, anlam aranmayacak kadar kısa belki de…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu